Tam da yine kendim olmaktan yorulduğum bir günümdeydim, içime işledi bu cümle. Beni senelerdir uğraştıran bin bir türlü huyum var. Bazı günler nasıl bir özgüvensizlik, kendinden eminsizlik ve kurmaca haliyle kıvranıyorum anlatamam. Beceremeyeceğim, yeni bir yol bulamayacağım, her şey aslında sadece ve sadece kötüye gidebilir gibi geliyor öyle zamanlarda, kendimi çaresiz hissediyorum. Yalnız hissediyorum. Ya da kendi kafamın içinde yalnız kalıyorum da bütün bunlar vurmaya başlıyor. Bilmiyorum. İçimde ya da etrafımda olanı biteni kontrol edememeye başladığımı hissedince de müthiş bir panik duygusu yaşıyorum. Durduk yere tripten tribe koşuyorum. Başardığım, elde ettiğim her şeyi ya da beceremediklerimin artık aslında o kadar da önemli olmadığını unutuyorum. Senelerdir böyle anlarda bütün bildiklerimi unuttuğumu fark ettiğim için de teker teker bunları hatırlatıyorum kendime ama yine de sakinleşemiyorum ya da harekete geçemiyorum. Bir yandan hem anlatıp bir mantığa oturtmak istiyorum, bir yandan da ağzımdan çıkan her kelimeyle pişman oluyorum.
Sonra bir şekilde, belki de mod kendi kendini tükettiği için hepsi geçiyor. Huzursuzluğum yatışıyor.
Peki, ben kendi şeytanlarımı öldürmek için ne yapıyorum diye düşündüm o gün; yazıyorum galiba. Blogda yüzlerce yazı olmuş.
28 Ağustos 2010
3 yorum:
Muge ben de gunlerdir ic huzursuzlugumu, zayifliklarimi aktariyordum bloga. Icimdeki seytanlari oldurmka icin. Aslinda kendimizi cok da dovmemek lazim. Bizim icimizdeki seytan bizden baska kimseye zarar vermiyor ki. O yuzden aptal insanlara ozeniyorum bazen. Hic ozelestiri yapmiyorlar, kendilerine kizmiyorlar. Hayatta insanin kendi sorumlulugunu almasi (bundan kastim basina gelenlerin yani, oyle oldu onun yuzunden demeyen insanla) hem buyuk bir erdem hem de cok yorucu bazen. Ama aslinda oyle normalki. Ben de gunlerdir huzursuzum, dune kadar alex'e haksizlik ettigimi dusundugum icin yedim kendimi, onu duzelttim simdi is yerinde elemanlarima haksizlik etmeme taktim. Kimse benim kalbimi kirdiginda boyle yapmazken ben cok ince dusunuyormusum ezik misim salakmisim gibi hissediyorum bazen ama aslinda bu benim. Kendimi artik boyle kabullenmeliyim belki de ve de boyle sevmeliyim. Ne biliyim ya zor bazen, sorry senin de icini karartiysam.
bu yazi bence muge atalay antolojisine ust siralardan girer. keske bu seytanlarin hepsini bir kitaba doldursan da ne kadar cok insanin bunlari hissettigini geri donuslerden ogrensen. bir de tabi her zamanki gibi acayip huzurlu bir bitiris olmus.
Zeynep,
yok, kararmadı içim. :) Severim ben itirafları.
Merlin,
Çok teşekkür ederim, gerçekten. :)
Yorum Gönder